Zaafları Olan İnsanlar - Ayetlerde İnsan Tipleri 29.bölüm
Bir kaç ama var, olayla kuyruğu BİM var öyle Sema yim la la la tarihim oluşacak. adı Solak nelii sene oyna öyle. mu Me To West mi su binef su selam söyle munlar Oley kumbi memsa bela oldun fannia öme okul Ben .
Dön iyi huylar ve faziletli davranışlar diyebileceğimiz güzel ahlak ancak insana yakışan güzel bir Ziynet maddi ölçülerle mukayese edilemeyecek üstün, bir kıymet , Mümin için, en, yüksek bir gayedir bir mümin ahlaki olgunluğuna takvası na ve Fazilet derecesine göre Allah yanında değer kazanır mükafata Mazhar olur kişinin ahlaki üstünlüğünü belirleyen özellikleri ise karakteridir en.
Ucuz de insanın ahlak ve karakteri analiz edilir bir yanda namazla zaaflarından korunan, Müminler daha Vahyin ilk dönemlerinde yoğun bir şekilde ibadete ve tebliğe çağıran Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Diğer yanda ise ahlâkî zaafları olan Müşrikler anlatılır Böylece müşrikle Müslüman arasındaki farka dikkat, çekilir Sonuçta uyarı bütün insanlardır, insanın kendi ahlak ve karakterini gözden geçirip eksiklerini.
geldiklerini giderme vaktidir bu cüzde Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin Allah, tarafından gönderilmiş gerçek bir Elçi olduğu yüksek şahsiyeti ve Mekkeli müşriklerin onun getirdiği mesaj konusunda yaymaya çalıştıkları tereddütler müşriklerde ki şahsiyet bozuklukları anlatılır müşriklerin bu gelenlerinden İslam`a karşı aşırı düşmanlık yapan bazı kişilerin ahlaki , yapılarına değildir ve Müşrikler Hz.
Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem`e Mecnun yalancı gibi ithamlar da bulunurken Kur`an onun Allah`ın lütfuna mazhar olmuş yüksek, bir şahsiyete ve üstün bir ahlaka sahip her yönüyle mükemmel insanlık, için örnek bir Önder. ve güvenilir bir rehber olduğunu gösterir Dolayısıyla Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellemin şahsında bütün müminlere hitap edilerek Peygamberi yalancılıkla itham eden ve Hakkı.
Yalan sayanlara boyun eğmeleri onların iradelerini teslim olmaları istenmektedir Çünkü inkârcılar Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin , ahlaki prensipler ve manevi değerler konusunda taviz, vermesini Bu anlamda uzlaşmacı davranmasını ve, İslam`ın kendilerine. ters gelen çıkarlarıyla çatışan yönlerinin bırakılmasını ister , buna karşılık kendilerinin de taviz vereceklerini bu ve ona engel , olmayacaklarını.
Söylerler Hatta bir müddet Hz Peygamberin onların putlarına takmasını bir müddette onların Hz Peygamberin ilahı olan Allah`a tapmalarını teklif etmişlerdir Allah Teâlâ onların Bu tutumu ve beklentilerine karşı Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve. sellemin tavizsiz davranmasını gevşeklik göstermemesi istemektedir Zira Doğru yol O`nun yoludur ve hakla batıl birbirine karıştırılmaz, Allah Teala Hz Peygamber sallallahu.
Aleyhi ve sellem den ve ona Tabi olan bütün Müslümanlardan müşriklerden korkmaları ve onlara itaat etmelerini ister bu durum Kur`an`da şöyle geçer olur olmaz yemin eden aşağılık daima kusur, arayıp iğneleyen . durmadan laf götürüp getiren iyiliği hep engelleyen, saldırgan günahkâr, huysuz var Üstelik karakteri bozuk kimselere serveti ve çocukları var , diye sakın Boyun, eğme ona ayetlerimiz okunduğu zaman öncekilerin masalları der müşriklerin ileri, gelenleri hakkında . inen bu, ayetler aslında onların genel karakterinin güzel bir özetidir Bu ayetlerde, Hz Peygamber ve ona iman edenler uyarılarak anılan kötü niteliklerin tümünü veya bir kısmını Taşıyan kimseye mal ve oğulları var diye . yani zengin ve güçlü olduğu için boyun eğmeleri. istenmektedir güç ve zenginliğinden dolayı.
şımaran Allah ve peygamber tanımayan kimseyi Yüce Allah zelil ve perişan edip onların kibir ve gururunu kırarım Çok yakında onların altına cehennemlik damgası vurulacak tır bir Sen bu sözü yalanlayanı, bana bırak Biz onları bilemeyecek leri bir şekilde , yavaş yavaş, azaba doğru çekeceğiz onlara mühlet veriyorum Ama benim, planım çok sağlamdır Bu, ayeti kerimede Cenabı Hak.
Benim ilahi sözümü yalanlayanı Tekstil bedeni bana bırak diye Hz Peygamber`e buyurmaktadır kişi Kur`an`ı Hz Peygamberi yalanlamak ta hakka, ve hakikate karşı gelerek İslam ve Hz Peygamberi küçümsemek Tee. Kuran`ı da eskilerin masalları demek suretiyle. , aşağılamakla, ve horlamak tadır ve cenabı , hak, ise dinin Kur`an`ın İslam`ın sahibinin kendisi olduğunu Hz Peygamberin sadece görevi bu gerektiğini Telkin ederek sen onları bana bırak tebliğe insanlara İslam`ın mesajını iletmeye devam et. bu sözü ilahi sözü benim sözümü yalanlayanların hesabını bana bırak , ben onlara mühlet verelim fakat ihmal, etmem ben onları bilmeyecekler bir şekilde yavaş yavaş tedrici bir şekilde o sona yaklaştırmak . dayım diye buyurmaktadır Ey.
Her insan bu dünyada belli bir ömre belli bir süre belli bir zamana sahiptir hecele gelen vefat edip bu, dünyadan Göçer gider, Dolayısıyla Bu ayetlerde cenab-ı hak o insanların bu dünyada varlıklı. zengin ve . hatta bu güçlü olmaları, seni yanıltmasın Onların hiç kestirmeye cekler, hesabı edemeyecekleri şekilde ben onları o korkunç, sana doğru yaklaştırmak dayım senestedricühüm münhasır ama, onları bilmedikleri şekilde ben onları. aşama aşama o felakete doğru yaklaştırmak dayım diye. buyurmak suretiyle Peygamber Efendimiz`i teselli etmektedir Biz de Anadolu`da türkülerde de işlerde sürekli dile getirilen bir olgudur bu işte bu dağlar kömürdendir Geçen gün ömürdendir her geçen gün İnsanın ömründen. bir sayfanın eksilmesin ifade eder yani her geçen saniye her geçen , dakika her geçen saat her geçen gün her geçen ay Her, geçen yıl ömürden tüketmekte ömrümüzü azaltmakta, ve Bizi ölüme yaklaşmaktadır burada kişinin de yaşadığı hayat Ha fark etmediği şekilde. onu o ölüm, sonuna doğru Yaklaştır maktadır benim Onlara bu dünyada verdiğim mühlet bu dünyada verdiğim Ömür ne seni ne de onları yanıltmasın diye buyurmaktadır cenab-ı Yani ben onlara mühlet bu ama ihmal , etmiyorum Hatta Ali İmran suresinde cenab-ı hak bu. ayetlerin tefsiri mahiyetinde yeryüzünde insanların varlıklı ve işlerinin yolunda gidiyor olması seni , yanıltmasın inkar edenlerin zalimlerin bu dünyada belaya birtakım azaba ilahi cezaya uğramamış olmaları bu ne seni ne de onları yanıltmasın bunların bir kısmının cezası artsın diye ben onlara mühlet veriyorum diyeceğine bak buyurmuştur burda Dolayısıyla bu dünyada insanın işlerinin tıkırında. gitmesi yolunda gitmesi kendisine ömür mühletinin uzun verilmiş olması bıo Onun için. her zaman bir lütuf veya bir ikram olmayabilir Çünkü bunu iyi değerlendirmeliyiz.
Takdirde inkar zulüm haksızlık birtakım haramların yasakları ve haksızlıkları yapılması için kullanılmışsa bunlar kişinin aleyhine biner ve var olacaktır Çünkü cenab-ı hak her halükarda benim planım çok sağlamdır onlar kesinlikle beni ve ve benim ilahi . Cezamı anlatamayacak vardır Sadece kendilerini kandırmışlar kendilerini yanılmış olurlar Çünkü dünya Sonuçta bir imtihan, dünyasıdır Allah her halükarda insanları sağlıkla varlıkla hastalıkla yoklukla imtihan eder bu insanların inkarları ve inkarına rağmen de hemen cezaya düşer olmamaları asla ne kendilerini. ne de müminleri yanıltmasın her halükarda hepinize hepinizi ben yarattım sonunda Bütün İnsanlar öldükten sonra bana dönerler. ve benim planım. Benim kedim de çok sağlamdır.
Mühlet verelim ama asla de ihmal etme diye buyurmuştur bir insan kuvvetli bir varlık olmasına rağmen nefsânî zarfları sebebiyle bazen, bencil sürekli şikayet eden ve cimri bir varlık haline gelebilir Nitekim Rabbimiz Kur`an`da. insan için şöyle. der Gerçekten insan pek tahammülsüz bir tabiatta yaratılmıştır başına bir fenalık geldi mi sızlanır durur ama ona bir nimet nasip olursa kendisinden başkasını yararlandırma az gerçektende insan başına yoksulluk hastalık korku gibi bir sıkıntı geldiğinde sızlanır feryat eder ve , Ümitsizliğe kapılır zenginlik Sağlık Güvenlik gibi nimet ve imkanlara kavuştuğunda ise bencille sheer civril eşir, erişti nimetleri Allah`ın bir, lütfu değil kendi kudret ve gayretiyle elde ettiğini.
Düşünür Allah Allah yolunda harcamada bulunur ne de insanlara yardım eder ayetin devamı ise bu hasta Kalplere bir ilaç niyetine dir çünkü ancak namaz kılanlar başka diye devam eder ayet gözümüzün nuru müminin miracı olan ilahi davete icabet. ve. Rock ve buluşma, olan Namaz insanı bencillikten cimrilikten enaniyetten korur bedeni, olduğu kadar, kalbide temizleyen kötülüklere karşı koruyan bir kalkandır namaz namaz göz aydınlığı mız müminlerin huzur vesilesidir Kur`an namazın eğittiği ve zaaflarından kurtulan müminin özelliklerini anlatmaya, devam eder namazlarını devamlı kılanlar isteyene ve yoksun kalmış ama mallarından belli bir hak tanıyanlar hesap günün doğruluğuna. inananlar rablerinin azabından çekilenler ki rabbinin azabı karşısında asla Güven O olunamaz işte bu güzel hasretler insanın ahlakını kötüye sürükleyecek yanlış yollara.
Sapmaktan korur namaz insanın zaaflarından korunmasına ve sorumluluk bilincini kuşanması na yardım eder namazla birlikte sıralarının, diğer davranışlar malında, Yoksulun Hakkı olduğunu bilmek ahiret kaygısı taşımak namuslu ve İffetli olmak emanete Sadakat göstermek doğru şahitlik etmek ve namazları titizlikle korumak ahlaklı bir müminin özelliklerindendir namazın önemi ile ilgili sevgili Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur kim. rükunları secdeleri abdestleri ve vakitlerinde uyarak Beş vakit namazı kılmaya devam eder, ve bu namazların, Allah katından, gelen gerçek bir Emir olduğuna inanırsa cennete girer namaz Ruh ve bedenden oluşan insana benzer Kıyam rüku s Evet evet teşehhüt, gibi hareketler dışarıdan bakanın. gördüğü bir beden hükmündedir Bu esnada Müslümanın Allah`a karşı bütün kalbiyle hissettiği içten. saygı itaat ve hı şuysa namazın ruhu Dur Bu, ikisi birbirine bağlıdır ne, ruhsuz beden ne de Bedensiz ruh bu kulluk vazifesinin hakkını verebilir Peygamberimizin duasından ilham alarak şöyle ya Karalım rabbimizi Allah`ım bizi Huşu dolu kalple namaz.
Kılan kullarından eyle Amin O senin gecenin üçte ikisine yakın kısmını yarısını üçte birini, ibadetle geçirdiğini ve, beraberinde bulunanlardan bir grubunda böyle, yaptığını Rabbin Elbette bilir Gece ve gündüzü belirleyen ancak Allahtır O sizin istenen vakti tespit edemeyeceğimizi bilmektedir Bu yüzden de sizi bağışlamıştır artık kurandan kolayınıza geleni okuyun Allah bilmektedir ki İçinizde hastalar bulunacak bir kısmınız Allah`ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde yol tepip şey Diğerleri de Allah yolunda çarpışacak tır O halde kurandan, kolayınıza geleni okuyun namazı kılın zekatı ödeyin Allah`a güzel bir borç verin kendiniz için önceden ne iyilik hazırlarsanız Allah katında Onu bulur bu işte bu daha iyidir ve. mükafatı daha büyüktür Allah`tan bağışlanmayı. dileğin Şüphesiz Allah çok.
Bağışlayıcı çok esirgeyicidir Allah bu ayeti kerime Müzzemmil suresinde Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin gece ibadetine işaret etmektedir ki bu namaz Teheccüd namazıdır Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem için kılması farz olan bir namazdır Cenabı Hak O`na kılmasını, emretmiştir bir bu Selçuk namazı bizim için yani Mümin inananlar için de.
sünnet olan bir namazdır Bu ayeti kerimede Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem haddizatında Vahyin ilk dönemlerinde tebliğin ilk dönemlerinde sıkıldı dönemlerde Aslında ibadetlerle rahatlamasını cenab-ı hak ifade, ediyor gecenin üçte. birinde kalkıp ibadetle geçirmesini. ifade ediyor ve kendisiyle beraber olan insanların sahabenin de aynı şekilde bu ibadeti yerine getirdiğinden bahsediyor ve o vakitte ibadet eden insanları cenab-ı Hakk`ın bildiğinden bahsediliyor Gece ve gündüzü, belirleyen Allah teâlâ`dır o sizin için istenen vakti tespit edemeyeceğiniz bilmektedir Bu yüzden de sizi bağışlamıştır diyor Ancak Kuranı Kerim`den kolayınıza Gelen şeyleri okuyoruz ifadesi, önemlidir Allah . Allah bilmektedir gidiyor hastalar, İçinizde hastalar bulunacak bir.
Kısmınız Allah`ın lütfundan rızık aramak için yer yüzünde yol tepecek Diğerleri de Allah`ın yolunda çarpışacak tır O halde, kurandan kolayınıza gelinip geleli okuyoruz ifadesi , kişilerin Kuran`ı Kerim`i okumaları . gerektiği aynı zamanda kolaya gelen namazlarında kolayına gelen sureleri ayetleri okumaları, gerektiğini ifade etmektedir yine bu ayeti kelimede müminlerin yerine getirmesi gereken yine temel, ibadetlerden birisi olan namaz.
ifadesine vurgu yapılmaktadır namazınızı kılın Çünkü namaz cenab-ı Hakk`ın Allah bizlere günde beş vakit olarak emrettiği bir ibadettir Çünkü insanın varlık nedeni Allah`a ibadet etmektir Allah`a ibadet için kul bu aleme gönderilmiştir. Dolayısıyla, günün beş vaktinde. cenab-ı Hakk`ın o emrini yerine getirmek son derece önemlidir Bunun dışında yine bu ayeti, kerimede.
Zekatı ödeyin yani müminlerin temel özelliklerinden bir tanesi de zekat vermek olduğu ifade edilmektedir Çünkü zekat toplumsal, dayanışmanın bir gereğidir dinen zengin olan insanların fakir olan insanları gözleyip kullanmaları onların ihtiyaçlarını gidermeleri zenginlerin üzerine yüklenen bir. sorumluluktur bir vazifedir aynı zamanda yine bu ayeti kerimede ifade edilen başka, bir husus, vardır ki, Allah`a güzel bir borç veren .
Ifadesi burada mecazi olarak böyle bir ifade geçmektedir yoksa Allah`a borç verme değil ya Ve kur`an-ı Kerim`e baktığınız zaman bir infak var Bir sadaka var bir, de har aha sen, dediğimiz , üç kavram bizim dikkatimizi, çekmektedir sadaka gönülsüz gönüllü olarak verilen iyiliklerdir yapılan iyiliklerdir her türlü, iyiliği içine alan geniş bir kavramdır infak etmek, iyilikte bulunmak, aynı .
Zamanda insanın sahip olduğu iyilikleri başka insanlarla paylaşmaktan infak etmek vermektir paylaşmaktır düşeni kaldırmaktır acı duyurmaktır İnsanların sahip olduğu imkânlardan imkanlar nispetinde başka insanların da faydalanmalarını sağlamaktır farketmek Nitekim bir ayeti kerimede sizin fark etmediğiniz sürece gerçek manada iyiliğe eremezsiniz ifadesi, son derece önemlidir , yine bu ayeti kerimede karz-ı Hasen, ifadesi önemlidir karz-ı Hasen yani ihtiyacı olan insanlara..
Borç vermek ifadesidir Eğer bir insan mu bu olan ihtiyacı olan borç içinde olan insanlara, güzel bir şekilde kolaylık sağlar, sa, borç verirse bir anlamda, Bu ayeti kerimenin ifadesi, gereği sanki. Allah`a borç vermiş gibidir Çünkü siz Mümin olan insanın ihtiyacını, gider misiniz Bu , ihtiyacını giderme miz bir anlamda , Allah`ın hoşnutluğu kazanmamız bir anlamda mecazi olarak Allah`a borç vermişiz. anlamına gelmektedir işte Eğer , bu şekilde yaptığımızda ve eğer bu şekilde davrandığımız da bütün bu davranışlarımızı dünya hayatında İnfak namına sadaka namına karz-ı Hasen namına neler yapmışsak neler önceden göndermezsek mutlak manada Biz onları o gün ahirette Allah`ın, huzurunda bulacağız mutlak manada Bugün de bulacağız O gün de bulacağız Çünkü aslında iyilik yapan insan öncelikle kendine yenik.
Yapmaktadır yaptığı Bütün iyilikler kendisine bir şekilde ahirette mutlak manada dönecektir Çünkü ayeti kelimede ifade edildiği gibi, ama biz için önceden ne yedik hazırlarsanız Allah katında Mutlaka onu bulursunuz Önemli olan insanların iyiliklerle, sadakayla karz-ı Hasen ile infakla paylaşma ile zekatla ve diğer yapabileceğimiz elimden gelen elimizden gelen bütün iyiliklerle o güzellikleri önceden gönderebilmek ve, arkamızda aynı zamanda hayırla yad edilecek güzel şeyleri bırakabilmek son derece önemlidir, Allah. çok bağışlayıcı, ve çok esirgeyicidir Eğer bu şekilde yaptığımızda bütün bu tad, edilen saymış Olduğumuz bu güzellikleri yerine getirdiğimizde cenab-ı Hakk`ın bizi bağışladığını ve esirgeyici olduğunu bu ayeti kerime bize ifade etmektedir, Bu cüzde geçtiği şekliyle Allah Celle celaluhu peygamberin Sallallahu Aleyhi.
ve Sellem`e iki ayrı hitapla seslenir Ey örtüsüne bürünen geceleyin birazı dışında na bak Bak gecenin yarısında bu vakti biraz öne veya Biraz ileride , alabilirsin Kuran`ı tane tane hakkını vererek oku Vahyin ilk dönemlerinde Kur`an yoğun bir. şekilde Hz Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem`i ibadete ve tebliğe çağırır hadis kaynaklarında anlatıldığına göre.
Hz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hira Mağarasında ilk vahiy aldığında bu olaydan fevkalâde etkilenmiş Doğruca evine gidip Hz Hatice, radiyallahu Anha validemiz e beni örtün beni örtün demiş onlar da üzerine bir örtü örtmüşler korkusu geçip rahatlayınca ya kadar bu şekilde kalmıştır Allah Hz Peygamber örtüsüne bürünmüş bir halde dururken, yine Cebrail.
Aleyhisselam gelmiş ve Ey örtüsüne bürünen hitabıyla başlayan yeni vahiyler getirmiştir Bununla birlikte örtüsüne, bürünen ifadesine mecaz olarak peygamberlik, kisvesine bürünen Kur`an`a, bürünen uyumak için örtüsünü üzerine çeken uykuya dalmış olan kendi kendine dalıp düşünen anlamları da verilmiştir peygamberlik çok, ağır ve meşakkatli bir görevdir Allah Teala daha Vahyin, ilk .
Anlarından itibaren Hz Peygamberi bu ağır görevi hazırlamak için onu yoğun bir şekilde ibadete çağırır ona gece , kalkıp namaz kılması ağır ağır düşünerek Kur`an okuması emredilmiştir ki bu şekilde gündüz yapacağı tebliğ. vazifesini hazır olsun çoğunlukla. tefsirlerde gece kalkıp namaz kılmanın, bu Peygamber`e farz olduğu beş vakit namaz farz kılındıktan sonra da Bu ödevin aynen devam ettiği bildirilmektedir.
Teheccüd adı verilen bu gece namazı yükümlülüğü Hz Peygamber`e mahsus olup ümmetinin, de geceleyin Kalkıp bu namazı kılmaları sünnet kabul edilmiştir, Allah teâlâ`nın rasulüne bir diğer hitabı şöyledir Ey örtüsüne bürünen kalk ve Uyar sadece. rabbinin büyüklüğünü dile getir elbisenin temiz tut her türlü pislikten, uzak dur yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma Rabb`inin rızasına ermek için sabret Hz Peygamber`e yapılan kalk ve Uyar ilanı Tevhid dinini ve. Allah`ın mesajlarını insanlara tebliğ . etmekle görevlendirilmiş inin ilanıdır, Yalnız onun bu vazifesinde, birçok sıkıntıyla karşılaşacağına işaret edilmiş ama yine ya Allah`ın rızasını kazanmak için onun Bu, sıkıntılara sabretmesi emredilmiştir Allah rabbi nin adını an bütün. varlığınla ona, yönel o doğunun. da batınında Rabbi oldu Ondan başka.
Ilah yoktur Öyleyse yalnız ona güvenip sığın Onların söylediklerine katlan ve uygun bir şekilde onlardan, uzaklar var ayeti, Celile dek Yüce Allah rabbinin adını an bütün varlığınla ona yönel buyurmaktadır bir insan yeryüzünde. bu. varlığını devam ettirebilmek için mutlaka Yüce Allah`ın vermiş olduğu nimetlere her aşamada muhtaçtır, insanın bizatihi kendisini yoktan var eden yüce Allah`tır ona akıl verip şekil verip en güzel surette donatan. odur yeryüzünde onu eşrefi mahlukat kılmıştır Yani insan aslında gerek, psikolojik varlığında gerek yok sosyal varlığında gerek Biyolojik ve diğer alanlarda tamamen Yüce Allah`ın nimetleri sayesinde ve huzur bulabilmekte o nimetler sayesinde mutluluk yolunda ilerleye bilmektedir.
Dolayısıyla insan her şeyi borçlu olduğu bütün sahip olduğu güç ve kudretin de ondan geldiği rabbuna karşı bu mutlaka kadirsinas davranmalı ona karşı Şükreden kullardan olmalıdır ve her yaptığı işte her attığı adımda. rabbinin adını an malıdır bu Nitekim Biz her işe başladığımızda her yaptığımız işle ve konuşurken Besmele ile başlarız Bunun sebebi de.
Zaten bizim yüce Allah`ı anmak zorunda oluşumuz dan kaynaklanır sevgili Peygamberimiz bize böyle öğretmiştir Yüce Allah doğunun da , batının da rabbidir yani Oo yalnızca bir, bölgenin değil bütün evrenin bütün mahlukatın. tütün yaratılmışların rabbidir ve ooooo her canlıya muhtaç olduğu rızkını her canlıya muhtaç olduğu yaşama alanını , Bahçeden dir Bu arada Elbette insana da Yüce Allah bunları bahşetmiş ve onu yeryüzündeki bu Bu varlıkların. Efendi sıkılmıştır her şeyi onun emrine vermiştir Bu bakımdan insana düşen . Allah`ı her an hatırlamak her an onunla beraber miş gibi davranmaktır Yüce Allah kendisinden başka hiçbir, tanrının hiçbir ilahın olmadığı yegane mabut tur insanın Rabbi Iğdır. rap insanı.
Terbiye eden demektir Aslında terbiye etmek şu anlama gelmektedir biraz günümüz dilinden konuşacak olursak Örneğin bu bilgisayar dilinden bir Örnek vermek , gerekirse da tıpkı Her insan bilgisayarına bu Word programını yahut pidef. programını yükler ve içindeki, malzemeyi kendisi doldurur yani program aynı tarzda işler Yani bütün insanların, işleyişi aynı.
şekilde planlanmış programlanmıştır İnsanoğlu kendi başına yeni bir program üretecek kabiliyette değildir kendi varlığı için bütün varlığı yüce Allah`a yönelme ve ona yaklaşmaya doğru , planlanmıştır bu yüzdendir ki sevgili . Peygamberimiz küldür mevludin yule dua la fıtratı. İslam hadisini buyurmuştur yani her doğan İslam fıtratı üzerine doğar sonra onu ana-babası o bir Yahudi .
Hristiyan mecusi vesaire yapar Dolayısıyla bizim yüce Allah`a karşı aldığımız her nefesi ve bütün organlarımızla gerçekleştirdiğimiz fiil ve eylemlerdeki güç ve kudreti borçlu olduğumuzu unutmamamız gerekiyor ve biz herhangi. bir başarı ortaya çıktığında Bu başarının kendimizden olduğunu değil. Allah`tan olduğunu Bilmemiz gerekiyor çünkü hakiki mabut odur her şeyin hakiki sahibi, hakiki yaratanı odur.
Ondan başka ilah yoktur Öyleyse yönümüzü yalnızca Allah`a dönmeliyiz ve yalnızca Allah`a güvenip ona sığın malıyız ondan başka sahip olduğumuz Hiçbir şey bizi Ben yaramaz Ancak o, bizimle beraberken bize, hiçbir şeyin hiçbir kimsenin güç yetirmesi de. mümkün değildir İşte bu yüzden Bizler Allah`a mabudumuz olarak kulluk etmekle mükellefiz Yüce Allah bizleri ona hakkıyla kulluk edenlerden eylesin o var, mı
Yorumlar
Yorum Gönder